Soğuk Algınlığı Virüse Bağlı Değildir 

Bir hapşırık, burun akıntısı ve haiften başlayan baş ağrısına eşlik eden kırgınlık hissi. Genellikle kış aylarında başımıza bu durumun sonunda kısa sürede yatağa düştüğümüz anlar mutlaka olmuştur. Kendi kendimize koyduğumuz grip teşhisi ardından hemen grip ilaçlarına başvurur, sonuç olarak esprili bir biçimde anlatmak gerekirse ilaçla 1 haftada ilaçsız 7 günde sağlığımıza kavuşuruz…

 

Soğuk algınlığı bir çok farklı nedenle başımıza gelen , hepimizin zaman zaman yenik düştüğü kronik bir rahatsızlıktır. Nezle- ve grip virüsleri nedeniyle kırgınlıkla birlikte burun tıkanıklığı, burun akıntısı, hapşırma ve hatta öksürme başlar…

Ancak soğuk algınlığı ile gribi karıştırmamak gerekir. Ciddi tablolara yol açabilen grip halk arasında çok sık olarak soğuk algınlığı ile karıştırılmaktadır. Fakat Grip bir virüse bağlı olarak gelişen vücut direncinin kaybolmasına neden olan ve farklı ilaçlar eşliğinde tedavisi süresince olumsuz etkileri en aza indirilebilen bir viral hastalıktır.

Ne yazık ki soğuk algınlığına hızlı şekilde etki edebilecek mucizevi bir tedavi yöntemi, ya da aşısı yoktur. Bakteri enfeksiyonlarında etkili olan antibiyotikler ise bu virüslere etki etmezler…

 

Soğuk Algınlığı Tedavi yöntemleri

soguk-alginligi-ile-gribi-karistirmayin-2

Aşağıda sizlerle paylaşacağımız öneriler soğuk algınlığından kurtulma sürecinde vücudun kendisini yenilemesine onarmasına yardımcı tavsiyelerdir. Bu önerilerimizi grip olduğunuzda da uygulayabilirsiniz. Fakat mucizevi şekilde 1 dakikada iyileşme ihtimaliniz ne yazık ki mümkün değildir.

Bu yöntemler rahatsızlık sürecinde vücudunuzun kendi direncini sağlayabilmesi için gerekli olan sağlıklı ortamı vücudunuza sağlayarak işini kolaylaştırmaktadır.

İlk adım olarak her yıl mutasyona yani değişikliğe uğrayan grip olmanız ihtimaline karşı hastaneye veya bir sağlık ocağına gidebilir ve basit bir kan testi ile grip mi yoksa soğuk algınlığı mı geçirdiğinizi öğrenebilirsiniz…

 

Soğuk Algınlığı ve Griple Nasıl mücadele edilir

soguk-alginligi-ile-gribi-karistirmayin-3
  • Olabildiğince çok sıvı alın. 6-8 bardak su, meyve suyu ( GERÇEK MEYVE SUYU ) , çay ve diğer içecekler ile nezleye bağlı kaybedilen sıvı yerine konabilir. Ayrıca yabancı maddelerin vücuttan atılması kolaylaşır. Saf su kullanımı da hem grip hem soğuk algınlığından kurtulmak için çok önemlidir.
  • Soğuk algınlığında atılması gereken ilk adımlardan biri, bedenin mukus üretiminin (dış ortamla bağlantılı mukozaların ürettiği ağdalı sıvı) kaynakları ile ilgilenmektir. Genellikle yapılması gereken, mukus üretimine katkısı olabilecek tüm besin maddelerinin beslenme planından çıkarılmasıdır (“solunum sistemi” bölümündeki, sümüksel madde üretimi ile ilgili beslenme biçimine bakın). Eğer kişi, her kış soğuk algınlığına yakalanıyorsa, böyle bir beslenme diyetinin uygulanması kaçınılmazdır…

 

  •  A vitamini, B kompleks vitaminleri, C vitamini, çinko ve bakır gibi vitamin ve mineral takviyesi özellikle faydalıdır.
  • Tavuk çorbası soğuk algınlığı olanlara önerilen bir besindir. Soğuk algınlığına direk olarak müdahale etmese de sinüsleri rahatlatır ve kendinizi iyi hissetmenizi sağlar. Fakat üzerine karabiber ve toz zencefil serpmeyi ihmal etmeyin…
  • soguk-alginligi-ile-gribi-karistirmayin-4
  • Soğuk algınlığına karşı dengeli (bol taze meyve-sebze, meyve suları) bir beslenme uygulamak ta çok önemlidir.Kahvaltıdan sonra muz tüketmeniz eksilen potasyumu vücudunuzda tamamlayacaktır. Aynı zamanda sabah ve öğlen yemeklerinden sonra meyva tüketmenizi tavsiye ediyoruz. şekeri doğal yollardan elde etmeye ihtiyacınız olacak.
  • Polen en büyük yardımcınız olacaktır. Günde 2 kaşık polen tüketmeye gayret edin. Bazı çalışmalar uzun süreli polen kullanımının vücudun olumsuzluklarla savaşma konusunda direnci daha artırdığı için faydasının daha çok olacağını belirlenmiştir.
  • Gözlerinizi yaşartacak ölçüde (ama midenizi zorlamayacak kadar) baharatlı gıdalar tüketmeniz  burun tıkanıklığını giderebilir. Acı ve baharatlı gıdalar vücudun soğuk algınlığını yenmesinde yardımcı olacaktır…

 

  • Hafif, yorulmadan yürüyüş yapın. Bu şekilde kan dolaşımını arttırılarak enfeksiyon bölgesine akyuvarların gelmesine katkıda bulunulur. Açık havada yapılan kısa yürüyüşler havasız bir odada yorganın altında yatmaktan daha iyidir.
  • Stres bağışıklık sistemini zayıflatarak kolay nezle-grip olmamıza neden olabilir. Her türlü stresten uzak durmaya çalışmak bu açıdan da önemlidir. İstirahat ve gevşeme, belki de nezle ve gribin en eski tedavi önerisidir. Ayrıca kendinizi sıcak tutmayı ihmal etmeyin. Bu durumda aşırı terlemeye yol açmadıkça, vücudun bağışıklık sistemi enerjisini enfeksiyona karşı savaşta kullanmak için odaklayabilir.
  • Son olarak çok pratik bir sizlere çok pratik bir öneri; Şeker yerine bal kullanımı iyileşme sürecini hızlandırır. Küçük bir çanakta 100 g kestane balı ile bir tatlı kaşığı toz tarçın ve bir tatlı kaşığı toz zencefili karıştırın. Ot çayının yanında kaşık kaşık bundan yiyin. Bitince yenisini yapın.

SAĞLIK İLE İLGİLİ DİĞER FAYDALI YAZILARI OKUMAK İÇİN HEMEN TIKLAYIN…

Geçmiş olsun…

Benzer yazılar

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.