Menopoz Döneminde Cinsel Hayat

Menopoz ile birlikte cinselliğe ilgi azalması olacağı düşünülse de bu olay daha çok menopozda oluşan psikolojik faktörlerden kaynaklanmaktadır. Yani menopoz kadınlar için cinsellik konusunda her şeyin bittiği anlamına gelmiyor. Bilakis kadınların menopozdan sonra daha az cinsel istek duyduklarını gösteren bir bulgu da mevcut değil…

Menopozda Cinsel Yaşam

Tabuların yavaş yavaş ortadan kalktığı günümüzde kadınlar, cinselliklerini ifade etmede ve doya doya yasamakta sınırlamaları ortadan kaldırıyor. Kadın cinselliğinin üreme fonksiyonuyla sinirli olmadığı fikri yaygınlık kazandıkça, menopozun sosyal tanımında da çeşitli değişiklikler göze çapmaya basladi. Menopoz artık cinselliğin değil, yalnızca doğurganlığın sonu olarak kabul görüyor. Fakat cinsel yaşamın hem zihinsel hem fizyolojik sağlık açısından önemi unutuluyor

Reklam

Menopozun tanımı değişse de, fizyolojik özellikleri geçerliliğini koruyor. Belirtiler arasında en dikkat çekeni ise hiç kuskusuz hormonel değişimler. Menopozla birlikte azalan Östrojen, kadınlarda libido istek azalmasına ve vajinada ki kuruluk ile birlikte cinsel ilişki sırasında sancıya sebep olabildiğinden cinselliğe karşı ilginin azalacağı düşünülse de bu durum daha çok menopozla birlikte oluşan psikolojik faktörlerden kaynaklanmaktadır. Kadın, menopozla birlikte vücut imajının kaybolacağının ve kadınlık fonksiyonlarının sona ereceğinin kaygılarını duyar. Bu şekilde artık cinsel çekiciliğinin kalmadığını düşünen kadın cinsel hayata olan ilgisini de kaybedebilir. Ancak menopoz ne yaşlanmanın başlangıcı, ne cinselliğin sonu ve ne de cinsel yaşamın sona ermesidir…

 

Androjen Hormonunun Önemi:

Rahim ve yumurtalıkların aktivitesi durduğunda kadın bedeninde Androjen seviyesinin östrojene oranında bir artış meydana geliyor. Bir erkeklik hormonu olarak bilinen androjen seviyesindeki bu artışın, özellikle saç, deri ve tırnaklarda göze çarpan negatif etkileri yok değil. Ancak androjenin kadına bir de armağanı var: cinsel isteği ve uyarılmayı artırmak gibi, hiç de azımsanmayacak bir etkiden söz ediyoruz. Yani menopoz, sanıldığının aksine cinselliğin sonunu simgeleyen bir olay değil, ikinci baharın başlangıcı anlamına geliyor.

Doğurganlığın ortadan kalkmasının cinselliğe dolaylı yoldan sağladığı katkı ise, gebelik endişesini ortadan kaldırması oluyor. Hamilelik korkusu olmayan kadın, kendini cinselliğe daha rahat verebiliyor ve bu “özgürleşme”, yatak odalarına hareketlilik getiriyor.

Menopozda cinsel yaşamı yeniden canlandırmak ve cinsel isteği arttırmak mümkün;

  • Öncelikle altta yatan kronikleşmiş hastalıklar varsa bunların kontrol altına alınması ve tedavisi gereklidir.
  • Gerekli durumlarda psikolojik destek tedavileri ve cinsel terapiler verilebilir.
  • Vajinal kuruluk ve çatlama gibi şikayetleri gidermek için lokal (krem, fitiller) veya sistemik (oral) ilaç tedavileri uygulanabilir.
  • Libido (cinsel enerji) güçlendirici bir takım (bitkisel kökenli) ilaçlar uygulanabilir. Bu ilaçlar genital bölge kanlanmasını arttırarak cinsel isteği arttırabilirler.
  • Özellikle bir jinekolog hekim kontrolünde “Testosteron” hormonu replasmanı yapılarak cinsel arzu ve istekler arttırılabilir. Bu tedavi ile kadınların  % 90 ı menopoz öncesi dönemdeki cinsel isteğini geri kazanırlar.
  • Özellikle hormon tedavisi uygulanan kadınlarda vajina duvarının güçlenmesini sağlayan egzersizler (Kegel egzersizleri) ile cinsel ilişki sırasındaki yakınalar azaltılabilir.

Sağlık ile ilgili diğer yazılarımızı okumak için HEMEN TIKLAYIN

Sağlıklı mutlu günler dileriz

 

Reklam

Benzer yazılar

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.