5 Aralık kadın hakları günü

Bütün dünyada 5 Aralık Dünya Kadın Hakları günü olarak kabul edilip çeşitli etkinlikler gerçekleştirilirken Biz Kadınlar için bu günün ne anlama geldiğini içimize sindirerek anlamalı ve günümüzde meydana gelen kadına şiddet olaylarını bir kere daha düşünerek bugünün bize sağlamış olduğu gücü daha iyi farkına vararak yaşamamız gerekliliği kaçınılmazdır…

 

Türkiye Kadınlara Seçme ve seçilme hakkını Tanıyan ilk ve Öncü ülke

kadin-haklari-gunu-2

Özellikle son dönemde insan hakları ile ilgili yeterli olmadığımız konusunda eleştiri aldığımız Avrupa ülkeleri Kadın haklarına Türkiye’den yıllar sonra önem vermiştir.

Osmanlı zamanından başlayan ve kadınların da ülke yönetimlerinde haklarını duyurabilmek için bir ses olma çabası 1923 yılında Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti döneminin kurulduğu andan itibaren Özen ve dikkatle ele alınmış fakat ülkede yapılan reformların indirilebilmesi ve kadınlara erkeklerle eşit haklar tanınabilmesi yaklaşık 10 yıl süren Çabalar sonucunda 5 Aralık 1934’te Tarihi’nde nihayetinde Mutlu sona ulaşmıştır.

Medeni ülkeler olarak kabul ettiğimiz birçok ülke Türkiye’den Yıllar Sonra kendi ülkelerinde kadınları erkekle denk görebilmiş ve 1934 yılında Mustafa Kemal Atatürk önderliğindeki Türkiye Cumhuriyeti’nin medeniyet seviyesine ancak erişebilmiştir…

 

5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü Neden önemli

5 Aralık kadın hakları günü sadece kadınlar için değil aynı zamanda dünyanın Tüm insanlığı için çok önemli bir gündür.

Bugünün Miladı yani başlangıcı 5 Aralık 1934’de görünse de aslında o bir başlangıç ve her anı ifade eden kadınların dünyanın gelişmesi ve değişiminde etkin rol oynamalarına fırsat tanıyan bir gündür.

Üzerinden yıllar geçmesine rağmen günümüzde halen kadına şiddet olayları gibi olumsuz haberler okuyor olmamızın sebebi ise bunu henüz ne erkeklerin ne de aslında iyice içimize sindirmiş olmamız gereken Biz kadınların farkında olmamamızdan kaynaklanıyor…

 

Kadın olarak biz ne yapıyoruz ?

Eğer biz Kadınlar gerçekten bu haklarını tam anlamıyla içine sindire bilmiş olsaydık bundan 84 yıl önce sahip olduğumuz Bu hakkı tam anlamıyla farkına vararak hayatın içerisine insanların düzenli yaşam unsurlarını oluşturan yönetimlerin her kademesinde aktif ve güçlü biçimde rol almayı tercih eder ve bu yönde her şeyin doğru ve eşit biçimde dağılımı konusunda aktif rol oynayabilirlerdi.

Yukarıdaki cümlemizi okuyan bazı sihirli kadın dostlarının hepimiz siyasetçi olmak zorunda değiliz hepimiz bakan olmak zorunda değiliz veya erkekler izin vermiyor ki istediklerimizi yapalım şeklinde düşünüyor olabileceğini tahmin ediyoruz.

Zaten böyle bir düşünceyi de hedefleme dik. Nihayetinde ülkeyi yönetebilecek bir “Başbakan” bir “Cumhur başkanı” ya da şimdiki adıyla “Başkan” olabilir. Şu anda erkek Egemen olarak devlet kurumlarında üst kademelerde yer alan kişilerin karşısına rakip olarak herhangi bir altında buluşulacak insan yetiştirememe nin yanı sıra var olan erkekleri de bizlerinde erkekler kadar hakka sahip olduğunu Temel’den uca kadar verememiş iz ki bugün halen aslında bir hakka sahip olduğumuzu yüksek sesle söylemek zorunda kalıyoruz.

Üzerinden 84 yıl geçmesine rağmen halen kendileri ile eşit haklara sahip olan varlıklar olduğumuzu erkek çocuklarımıza yeterince anlatamamış içselleştirme lerini anneler olarak sağlayamamışız…

 

İçimize sindirmeliyiz

Bu dünyada kadının erkekle eşit olduğunu eğer biz kadınlar gerçekten içimize sindirerek anlayamaz Sak halen erkeklerden Bu hakkı Bize verdikleri gibi farklı insan eşitliği haklarını vermelerini Medet Umar bu hakları onlar bize verene kadar başımıza gelenlere ağlar ya da popülist yazılar yazarak Başka ülkelerden bu kadar yıl önce biz de kadınlara hak tanındı Biz onlardan bu kadar ileri imişiz söylemleri ile kendimizi avuturuz.

Eğer Biz kadınlar Siyasette istediğimiz yerde değilsek ve gerekli kanunları düzenlemek için etkin şekilde rol almıyordak öğrenim kurumlarında erkek ve kız çocuklarımıza denk davranmıyor ve bunu doğru biçimde hissettiremiyorsak, hukuk birimlerinde Etkin biçimde rol alarak gerekli kanunları doğru şekilde uygulamıyor uygulanmasını denetlemiyorsak , kolluk kuvvetleri içerisinde doğru yerlere gitmeyi ve Adil davranın biçimlerine sergilemiyor ya da Adil davranılmasını denetlemiyorsak. Ve nihayetinde evlerimizde erkek ve kız çocuklarımıza onların Aslında insani olarak denk olduklarını olması gerektiği gibi hissederek yansıtmıyorsak , bize bu hak tanınmış ama biz halen Henüz bu Hakkı kendimize tanımıyoruz demektir.

Çok basit bir dille söyle örnekleyelim. Eğer kadınların hakları ve denklikleri konusunda gerçekten inançlı isek Bir ülkenin %50 si olarak o ülkede gerçekleşen tüm insani haklar konusunda kanunlar oluşturma, bu kanunları uygulama, denetleme, uymayanlar hakkında işlem yapma gücüne sahibiz demektir.

Kadın olarak Kendinizi bir insan olarak gerçekten erkeklerle denk görüyorsanız, Buna göre davranın , yaşayın ve yaşatın.

 

Tüm kadınların kadın hakları günü kutlu olsun

Bu sayfada arananlar:

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.