Hamilelikte bulantı nedenleri ve tavsiyeler

Hamilelikte Şiddetli Mide Bulantısı Nedenleri ve Çözüm tavsiyeleri

Hamilelik sürecinde en sık rastlanan ve anne adayını en fazla zorlayan dönemler genelde 2. aydan sonra başlayan hamilelik bulantılarıdır. Bu dönem hamileliğin en belirgin göstergelerinden biridir , hatta bazı anne adayları kesilen yada aksayan adet dönemlerinden ziyade bulantılar başlayınca hamile olduklarını farkına varır. Kadın sitesi anne bebek bölümünde ” hamilelik bulantısı nedir ? Nedenleri ve çözüm tavsiyeleri ” yazımıza yer veriyoruz…

Reklam

 

Hamilelikte Şiddetli Bulantı

Hamilelikte mide bulantısı neden olur, nasıl geçer
hamilelikte-siddetli-mide-bulantisi-nedenleri-ve-cozum-onerileri-2

Bazı kadınlar için, kusma olsun ya da olmasın erken bir hamilelik belirtisi mide bulantısıdır; genellikle sabah bulantısı olarak adlandırılır. Bu durum hamile ka­dınların hemen hemen % 70′ini etkiler. İster sabah, ister günün başka bir saatinde ortaya çıksın, genellikle erken başlar ve siz hareket ettikçe gün içinde artar. Bu bulantılar kusmayla, iştahsızlıkla ve belli kokulara karşı aşırı hassasiyetle beraber olabilir…

Gebelikteki bulantı ve kusmanın gün boyunca sürmesi, ayaktan ilaç tedavisine cevap vermemesi, anne adayının normal beslenmesini, günlük faaliyetlerini engellemesi, genel durumunu bozması ya da kilo kaybına yol açması durumunda Hyperemesis Gravidarum (“gebeliğin şiddetli bulantısı”) söz konusu olur. İleri inceleme ve tedavi gerektiren bir durumdur. Gebelikte bulantı ve kusmaya nispeten sık rastlanırken bu denli normal dışı seyir gösteren bulantı ve kusmalara gebeliklerin ancak binde 4’ünde rastlanır.

Hyperemesis gravidarum genellikle genç yaşta ilk gebeliğini yaşayanlarda daha sık görülür. “Şişman” olanlarda, çoğul gebeliği olanlarda ve sosyokültürel seviyesi yüksek olanlarda nispeten daha sıktır. Erken gebelikte aşırı bulantı ve kusmaları olan anne adaylarının gebeliklerinin daha sağlıklı geçtiği ve düşük yapma oranlarının da azaldığı sıklıkla gözlenen ancak bilimsel olarak nedeni aydınlatılamayan bir durumdur. Ancak hyperemesis gelişen ve yetersiz tedavi gören ya da tedaviye cevap vermeyen anne adaylarında bu durum tersine dönebilir. Kilo kaybı, elektrolit dengesizlikleri, besin ve vitaminlerin yetersiz alınması durumunda bebekte gelişme geriliği gelişebilmektedir.

Hyperemesis gelişen anne adayının sık sık hastaneye yatmak ve tedavi görmek zorunda kalması uygun tedavi gördüğü sürece gebeliğinin ileri dönemlerini olumsuz etkilemesi söz konusu değildir…

 

Hamilelikte mide bulantısı nedenleri nelerdir ? 

Hamileliğin oluşmasıyla birlikte HCG dediğimiz hamilelik hormonu, tiroit bezi hormonu ve kortizol gibi hormonların düzeylerinde değişiklikler başlar ve bu değişikliklerle beyinde bulunan kusmadan sorumlu merkezler uyarılır. Bu da bulantı ve kusma belirtilerinin ortaya çıkmasına sebep olur.

Hormon düzeylerindeki değişiklikler, her hamilede farklı olduğundan bulantı ve kusma da her hamilede aynı değildir. Çoğul hamileliklerde bu hormon düzeyleri daha da fazla olacağından bu kişilerde yakınmalar daha fazla olur. İlk üç ayda  bulantı kusma hissetmeyen hamilelerin oranı yüzde 20’dir. Geri kalan yüzde 80’de de çeşitli derecelerde mide bulantısı görülür. Bu yakınmalar ilk 1-1,5 ayda başlar, 2. ay civarında artabilir, 4. aya doğru da şiddeti azalır.
Pek çok hamile, sabah bulantılarından şikayet eder. Sabah bulantı ve kusmalarının daha belirgin olmasının sebebi, tüm gece boyunca oluşan açlık sonrası mide salgısının artması ve mide sıvısının yemek borusunu uyarmasıdır.

Hyperemesis Gravidarum’un Ayırıcı Tanısı

Hyperemesis Gravidarum ise gebeliğe bağlı olarak ortaya çıkan fizyolojik estradiol ve HCG hormonları artışının normalden fazla olması ya da seviyeler normal sınırlar içinde olmasına karşın bireysel duyarlılığın yüksek olması bulantılara ve kokulardan tiksinme gibi diğer bazı belirtilere neden olmaktadır. Mol gebeliği ve çoğul gebelik gibi durumlarda HCG normalden çok fazla üretildiğinden hyperemesis’e sık rastlanır. Her bulantı ve kusmayı gebeliğe bağlamak doğru değildir. Özellikle çok şiddetli olan ve tedaviye zayıf cevap veren bulantı ve kusmalarda, birinci trimester bitiminde devam eden ya da ikinci trimesterde yeni başlayan bulantı kusmalarda aynı belirtilere yol açabilecek diğer hastalıklar da aranır. Bunlar arasında en önemlileri mol gebeliği, hepatit (karaciğer iltihabı), pankreatit (pankreas iltihabı), kolelityazis (safra kesesi taşı), kolesistit (safra kesesi iltihabı), peptik ülser (mide ve oniki parmak barsağı ülseri), pnomoni (zatürre), hipertiroidi (tiroid bezinin aşırı çalışması), over kisti torsiyonu (over kistinin boğulması), sindirim sistemi tıkanmaları, IDDM (insüline bağımlı diabet hastalığı) başlangıcı ve beyin tümörleridir. Bu hastalıklar gebe olmayan kadınlarda bile nadir görüldüklerinden gebelerde çok daha ender olarak görülürler.

Hyperemesis Gravidarum’un Tedavisi

Anne adayının şikayetleri günlük faaliyetlerini engelliyorsa, ilaçsız tedaviye cevap vermiyorsa ayaktan ilaç tedavisi denenir. Bulantı giderici olarak anne adayına verilen tablet ya da fitil şeklindeki ilaçlar yıllardır kullanılan ve bebek üzerinde hiçbir olumsuz etki yapmadığı bilinen ilaçlardır. Ek olarak B vitaminlerinin ön planda olduğu bir vitamin tedavisine başlanır. Ayaktan ilaç tedavisine karar verildiğinde anne adayı ilaçlarını kullanırken yukarıda bahsedilen önlemlere de uymalıdır.

Anne adayının şikayetleri ayaktan ilaç tedavisine cevap vermiyorsa, genel durumu bozuksa, kilo kaybı varsa, tetkikler vücuda uzun süredir besin maddelerinin alınmadığını gösteriyorsa (idrarda keton cisimleri yüksek bulunursa) ya da vücudun susuz kaldığı yönünde bulgular varsa (idrarın yoğunluğu artmış, rengi koyu bulunursa, kan elektrolitleri dengesizse) anne adayı hastaneye yatırılır ve serum tedavisine başlanır. Serum tedavisinin amacı anne adayına kaybettiği sıvı, elektrolit ve besin maddelerini intravenöz yolla (damar yoluyla) geri vermektir. Bulantı giderici ilaçlar ve vitaminler de kalçadan ya da serumun içine katılarak verilir.

“Serum tedavisiyle” anne adayı genellikle bir hafta içinde kendini toparlar. Nadir durumlarda bir haftadan daha uzun süre hastanede yatması gerekebilir. Taburcu edilirken anne adayına evde kullanmak üzere ilaçlar verilir. Hyperemesis genellikle gebelik haftasının büyümesine paralel olarak hafifler ve birinci trimester sonunda veya ikinci tirmesterin başlarında (14. haftada) biter. Hiç bir tedaviye cevap vermeyen ve gebeliğin sonlandırılmasını gerektirecek kadar şiddetli olan hyperemesise çok ender rastlanır.

MİDE BULANTILARINI ÖNLEMEK İÇİN ÖNERİLER

Anne adayının şikayetleri hafifse ayaktan ilaçsız tedavi denenebilir: Ayaktan ilaçsız tedavide amaç anne adayının bulantılarla kendisi başa çıkmasını sağlamaktır. Bu amaçla anne adayına şunlar önerilir:

  • Suşi ve çiğ köfte gibi pişmemiş et ve balık türü gıdalar yememelisiniz.
  • Daha çok katı yemekler; tercihen yağsız karbonhidrat içeren tuzlu krakerler, çok sıcak çok soğuk olmayan sıvılar almalı, küçük porsiyonlar  halinde beslenmeli, öğünleri üç ana üç ara öğün şeklinde düzenlemelisiniz.
  • Bu dönemlerde kullanılan bazı vitamin ilaçları da bulantı hissini artırabilir. Bu ilaçlara ara vermenin hiçbir zararı yoktur.
  • Özellikle sıvı almaya özen göstermek oluşabilecek idrar yolu enfeksiyonlarından da koruyacağından tablonun ağırlaşmasını önler.
  • Yatağınızın kenarında kraker ya da bisküvi benzeri gıda maddelerini hazır bulundurun. Sabah bunları yedikten sonra yataktan kalkın.
  • Günlük öğününüzü üç öğünde değil beş ya da altıya bölerek alın.
  • Sıvıları yemekler arasında alın. Yemekler esnasında fazla sıvı almayın.
  • Midenize ve barsaklarınıza dokunan yiyeceklerden uzak durun
Bulantı geçmiyorsa mutlaka kadın doğum uzmanına danışın

Eğer  ne yaparsanız yapın hamilelik sürecinde ki bulantılar geçmiyor yada şiddetleniyorsa mutlaka doktorunuza danışmalısınız.

 

Sağlıklı günlerde bebeğinizi kucağınıza almanız dileğiyle, sevgiyle kalın

 

Benzer yazılar

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.