Bebeğin doğumu ile kadın, erkek ve çocuk arasında doğan yeni hiyerarşik sıralama 

Türk toplumunda yeni evlenen çiftlerde genel örf adet gereğince erkek birinci sırada, kadın ise ikinci sırada yer alır. Diğer bir ifadeyle toplumumuzun geneli baba erkil bir yapıya sahip olduğundan, evlenme ile dünya evine giren eşlerden, erkek biraz daha baskın, daha otoriter bir yapıya sahiptir…

Bugün sizlerle bu sıralamayı ve etkilerini sizinle paylaşmak istiyoruz…

Aile birliğinde kimin daha öncelikli olduğuna dair sıralama yapmak gerekirse bunu aşağıdaki şekilde numaralandırabiliriz;

Doğum ile Kadın ,Erkek ve Çocuk Arasındaki Yeni Hiyerarşik sıralama
Doğum ile Kadın ,Erkek ve Çocuk Arasındaki Yeni Hiyerarşik sıralama

Evlilikte Çocuk yoksa hiyerarşi şeması;

1. Erkek

2. Kadın

Ailede Çocuk varsa hiyerarşi şeması;

1. Çocuk

2. Kadın (Anne)

3. veya SON(*) Erkek (Baba… ve aşağıda anlatılacağı üzere belki daha da geri sıralar…)

Buna göre dünyaya gelen bebek, babanın derecesini birinci sıradan üçüncü sınıfa indirir. Anne olan kadın ise yine aynı sırada yani ikinci seviyede kalmayı korur. Doğal olarak da bebek her şeyin önüne geçerek birinci sıraya oturur. Bu işten en zararlı çıkan ise erkeklerdir. Çünkü daha önce evde padişah gibi yaşayan erkek, birdenbire kendisini SONUNCU sırada bulur.

Önce çocuk yemek yiyecektir sonra erkek, önce çocuk tuvalete girecektir sonra erkek, önce o uyutulacaktır, sonra siz uyuyabilirsiniz. Gidilecek misafirlikler, tatiller ve hatta yatma kalkma saatleri bile bebeğe göre ayarlanacak, her öncelik onda olacaktır.

(*) Son dememizin nedeni, çoğu durumda erkek 3cülüğü bile bulamaz. Çünkü bebek kimin elindeyse o kişi hemen o sırayı babadan kapar. Örnek olarak teyze iseniz ve bebek sizin elinizde ise artık siz üçüncüsünüz, Baba ise dördüncü…

Peki çekirdek aile içerisinde son sıraya düşen erkeğe ne olur?

Bir yandan babalık hissinin tadını çıkarırken, kıskançlık duymamasına rağmen bu net ve hızlı düşüşten rahatsız olur. Eşi de bebeğin önceliklerini giderme adına kendisine arkasını dönmek zorunda kaldığında kendisini yalnız, itilmiş, gereksiz, vasıfsız, önemsiz ve en kötüsü istenmeyen adam olarak dahi görebilir. Bunun sonucunda kendisini sadece iş yerine veya arkadaşlara adayabilir ve hatta başka kadınlarla aldatmaya kadar gidebilecek psikolojik bir durumun içerisinde bulabilir. Bu dönemlerde veya bir süre sonra bu tip itilmişlik hisleri boşanma davasına kadar gidebilir.

anne-cocuk-baba
anne-çocuk-baba ve eşlerin arasına giren sevimli yaratık bebek.

Bu nedenle biz kadınların yapması gereken şey, erkeğe de zaman ayırmak, olabildiğince çocuğa birlikte bakıp, bunu bir eğlenceye çevirmek ve artık baba olarak sıfatı değişmiş adama komplimanlar yaparak onun hala ailenin reisi olduğunu, ancak çocuk büyüyene kadar bazı zorluklara ve ihmalkar davranışlara muhatap olmak zorunda kalacağı konusunda bilincini artırmak olmalıdır. Her ne kadar bir yetişkin de olsalar erkekler çocuktur ve aslında kıskanma huyları da vardır. Unutmayınız ki anneler doğum sonrası sendromu yaşadıkları gibi erkeklerin de vardır…

 

Doğum sonrası yaşanan ilişki problemleri yazımızı mutlaka OKUYUN

 

Benzer yazılar

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.